Dur Dağındaki Mermer Aramaya Yeniden İzin

Antalya’da Aleviler için mukaddes sayılan mühim inanç merkezlerinden Abdal Musa Dergahı’nın da eteklerinde yer aldığı Dur Dağı’nda, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı yeniden mermer arama ruhsatı verdi.
HİNTLİ FİRMA AYRILDI
Antalya’nın Elmalı İlçesi’nde Alevilerin mühim inanç merkezlerinden Abdal Musa Dergahı’nın eteklerinde yer aldığı Dur Dağı’nda, Hintli bir firmanın 5 sene evvel açtığı mermer ocağına karşı bölge halkının, Alevilerin ve çevrecilerin verdiği mücadele sonrasında firma, faaliyetlerine nihai verip bölgeden ayrıldı. Ardından Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı’na bağlı Maden İşleri Genel Müdürlüğü, bölgede maden arama ruhsatlarını kısıtladı.
2B TİPİ RUHSAT VERİLDİ
Ancak Genel Müdürlük, UNS Doğaltaş Mermer Maden Üretim adlı firmanın 2 Mayıs’ta yaptığı müracaat üzerine, Dur Dağı’nda mermer çıkarılmasını kapsayan 2B tipi ruhsat verdi. Antalya Valiliği, firmanın 100 hektar alanı kapsayan ruhsatla çalışmalara başlamak için yaptığı ÇED başvurusuyla ilgili 25 Mayıs tarihinde ‘ÇED Gereklidir’ kararıyla rapor hazırlanmasını istedi.
20- 80 METRE SONDAJ
Firmanın valiliğe sunduğu proje tanıtım dosyasında, ruhsat alanı içersinde maden rezervi bulunması muhtemel 17 hektarlık alan belirlendiği kaydedildi. Bu alanda arama, sondaj yöntemiyle yapılacak. Firma, mermere ulaşmak için 6 sahıslık ekiple, derinliği 20 ile 80 metre arasında değişen 5 ayrı sondaj çalıştıracak. Eğer mermer bulunursa ekipteki şahıs sayısı 13’e çıkacak. Elmas kesme denilen yöntemle ocağı işleteceğini belirten firma, bölgeden yıllık 100 bin metreküp mermer çıkartacak.
ABDAL MUSA DERGAHI’NA 1.4 KİLOMETRE
Raporda projenin yer seçiminde toz ve gürültü gibi çevresel etkiler açısından yakın civarda ev bulunmamasının etkili olduğu ifade edildi. Fakat ilerleyen sayfalarda mermer arama sahasının en yakın ziraat arazisine 600 metre, en yakın yerleşim yeri Tekkeköyü’ne ise 1.3 kilometre mesafede olduğu belirtildi. Maden arama ruhsatı verilen alanın Abdal Musa Dergahı’na uzaklığının ise 1.4 kilometre olduğu belirtildi. Alevilerin haziran ayında ismine şenlikler düzenlediği dergaha ilişkin duyarlılık, rapora şöyle yansıdı:
“Faaliyet alanının yakın çevresinde bulunan Abdal Musa Türbesi’nden ötürü halkın inanç ve hassasiyetleri göz önünde bulundurularak alanın siluetini bozacak şekilde Abdal Musa Türbesi’ne cephe veren yamaçlarda etkinlik yapılmayacak, çalışma alanı genişletilmeyecek.”
TOZ VE GÜRÜLTÜYE ÖNLEM ALINACAK
Raporda ayrıca malzeme alımı, yükleme, boşaltma taşıma ve iş makinelerinin çalışması sırasında saatte 4.26 kilo oluşacak tozla ilgili, günde 300 metre mesafeyi 14 defa gidip gelecek iş makinelerinin, kamyonların, kırıcının, ekskavatörün çalışmasından oluşacak gürültüyle ilgili önlemler alınacağı, bu sayede Tekkeköyü’nün rahatsız edilmeyeceği iddia edildi. Firma bunun için araçların ve teçhizatının bakımlarını zamanında yaptırmayı taahhüt ederken, ayrıca gece saatlerinde çalışmayacağını beyan etti.
YENİ İZNE TEPKİ
Aynı bölgede Hintli bir firmanın açtığı mermer ocağına karşı hem bölge halkı hem de çevrecilerin verdiği mücadelede avukat olarak yer alan Zafer Mülayim, “Mahkemelerde, ilgili bakanlık nezdinde ve mecliste verdiğimiz uzun soluklu bir mücadelenin sonunda Dur Dağı’nın sosyal sorunlara ne sebepten olduğu gerekçesiyle maden arama çalışmalarına kapatılmasını sağlamıştık. Fakat şimdi yeni bir ruhsatla, aynı yere, Dur Dağı’na yeniden izin veriliyor” sözleriyle tepkisini dile getirdi.“MÜCADELEYE YENİDEN BAŞLARIZ”
Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı Akdeniz Bölge Temsilcisi Ayhan Zor ise, Dur Dağı’nda daha evvel açılan mermer ocağına karşı mühim bir mücadele sergilediklerini belirterek, “O mücadelenin sonucunda ocak kapatılmıştı. Bakanlık, bölgede yeniden bir mermer ocağı kurulmasının önüne açmaya niyetliyse mücadeleye yeniden başlarız. Durdurmak için ne gerekiyorsa yaparız. Eylemse fiil, hukuki mücadeleyse hukuki mücadelede” diye konuştu.
“İKTİDAR KUTSAL DAĞIN TALANINA GÖZ YUMMAKTADIR”
Hintli firmaya karşı mücadelede yer alan isimlerden Cumhuriyet Halk Partisi CHP Antalya Milletvekili Gürküt Acar da, Dur Dağı’nın efsanesi olan ve Türkiye’de en az 20 milyon Alevinin mukaddes olarak tanıdığı bir nokta olduğunun altını çizdi. Burada Dur Dağı’nın niteliğini bozan, onun kutsallığına tecavüz eden her tür tasarrufu önlemenin iktidarın görevi olduğunu belirten Acar şöyle konuştu:
“İktidar bir yandan ‘Alevi açılımı’ ismi altında Alevilerin oylarını alabilmek için göz boyama işlemleri yapmakta, öte yandan 20 milyon Alevinin mukaddes bildiği bu dağın talan edilmesine göz yummaktadır. Dur Dağı’nda daha evvel açılan mermer ocağına karşı mahkeme kararları bulunuyor. Ne yazık ki tarihi ve tabii sit alanlarının Türkiye’nin her yerinde imara açılması, üzerlerine muhtelif yapılara izin verilmesi, maden ocakları gibi kazılar yapılması bu iktidarın gelecek nesiller için ayrılmış alanları mahvetmekte olduğunu göstermektedir. İktidar bu alanları bugün talan ederek, Türkiye’nin geleceğini yok etmektedir.”